Posts Tagged With: park shi hoo

■Kore Dizilerine ödül dağıtıyoruz..

Kore Delisi’nden çok güzel bir mim geldi. Eğlenceli olduğu kadar üstünde düşünülmesi gerken bir bir mim :) Hafızam epey zorladı beni, aklıma neredeyse ilk geleni yazdım. Böyle bir mim şarttı bize ama, izlediklerimizin bir şekilde analizini yapmalıydık ;)

En Şaşırtıcı: 49Days şaşırtmıştı. Ayrıca Bad Boy da şaşırtmıştı beni, bir kere çok güzel bir dizi sanıyordum değilmiş; şaşırdım!:D Aşk üçgenleri çok karışıktı; şaşırdım! :P Finalde ise yine şaşırdım! :) Senarist işin içinden çıkamadı bence :P İzlemeyenlere tavsiye etmiyorum.

En Sıkıcı: Paradise Ranch, bitiremediğim dizilerden. Başroldeki uyuz çocuk da neden olmuş olabilir buna, emin değilim :/ Marry me, Mary de bu kategoriye eklenebilir, o da yarım kaldı :/ Winter Sonata’yı da unutmamak lazım…

En Şeker: My Princess, ahım şahım bir dizi değildi ama çok severek izledim. Pamuk şeker tadındaydı :) Kim Tae Hee’nin nasıl şeker bir kadın olduğunu gördüm bu dizide.

En Sürükleyici: Can you hear my heart? 30 bölümlük dizi üç günde biter mi? Bitiyormuş. Kolay tahmin edilen ve sırların genel anlamda izleyiciler tarafından bilinmesine rağmen sonraki bölümü merak ede ede izlediğim bir dizi. Birkaç karaktere âşık olmuş olabilirim :) Diziyi önüme gelen herkese tavsiye etmiş de olabilirim. Pişman olanı görmedim :) Bu kategoriye Baker King Kim Tak Goo’yu da ekleyebilirim.

En klişe yıkıcı: 49 Days! Konusuyla zaten ilginç bir diziydi, işleme şekli ve dumura uğratan finaliyle klişeleri yıkmıştır nokta!

En Komik: Secret Garden, Greatest Love. Bu iki diziyi tek başıma izliyordum çünkü o kadar çok gülüyordum ki insanlar rahatsız oluyordu :D Hatta şu sıralar vaktim olsa Secret Garden’ı yeniden izlemeyi çok istiyorum, Hyun Bin’i özledim sanırım :) Dayanamıyorum My girl’ü de ekliyorum!

En Acıklı: Misa, Tree of Heaven. Misa bunalımlara sokmuştu beni, diziden sonra, birkaç hafta boyunca dokunsalar ağlıyordum :) İzlediğim en en en acıklı, en sağlam Kore dizilerinden. Tree of Heaven da yine ağladığım dizilerden. 10 bölümlük mini bir diziydi. “Ayaklarım üşümezse, kalbim üşür…” bu repliği sevmiştim.

En Yakışıklısı bol: Boys Over Flowers, Lee Min Hoo ve Kim Bum var daha ne olsun :)

En Güzeli Bol: Pasta, esas kız olsun ikinci şef olsun… Güzel kadınlardı.

En Klasik: Baker King Kim Tak Goo; bir ara çocuk gözlerini annesine feda edecek diye bekledim :P Çok sürükleyici fakat bolca klişenin barındığı sevilesi-izlenilesi dizilerden biri. Kore’de de çok tutulmuştu.

En Değişik: 49 Days, kaçıncı kez yazıyorum bu diziyi bilmiyorum, değişik denince aklıma ilk bu dizi geliyor :)

En Felsefik: Secret Garden. Repliklerine hasta olduğum dizi.  

En Umut Verici/Gaza Getirici: Scent of a Woman; altı ay ömrü kaldığını öğrenen Lee Yeon Hee’nin kalan günlerini değerlendirme şekli sebebiyle benim için en umut verici bir dizidir. Hayatla ilgili bakış açısı kazandırmıştır bana… İlk an da sonunu beğenmemiştim ama şimdi düşününce böyle olması iyi olmuş diyorum, hatta çok iyi olmuş.

En Tatlı Çift: Biricik şefimiz ve yamağı tabi ki; Gong Hyo Jin & Lee Sun Gyun (Pasta) ve Shin Min Ah & Lee Seung Gi (Gumiho) nomu nomu nomu… :)

Bu fotoğrafına bitiyorum!

En Tatlı 1. Erkek: Gong Yoo :)

En Tatlı 1. Kız: Shin Min Ah fazlasıyla kyeopta’ydı, Gumiho’da. Şahsen daha önce A love To Kill’de izlediğim bu kadını Gumiho’dan sonra bağrıma bastım. Kesinlikle çok şirin! Han Hyo Joo’yu da Cennet Postacısı ve Brilliant Legacy ile bu kategoriye alabilirim, aldım bile. :)

En Tatlı 2. Erkek: Alex Chu (Pasta), Yoon Kye Sang (Greatest Love)

En Tatlı 2. Kız: Wang Ji Hye (Protect the Boss) Hep kötü rollerde izlediğim bu kadını ilk defa bu dizi sayesinde farklı bir karakter olarak izledim. Kötü rollerin çok yakıştığını ve diğer rolleri yapamayacağını düşünürdüm ama bu dizide yanıldığımı gördüm. İzlediğim en tatlı, en komik, en sevimli ikinci kadın.

En Güzel Kostümler: Style, Prosecutor Princess. Style moda dergisiyle ilgili bir diziydi, haliyle şık bir diziydi. Özellikle dergi yöneticisi çok şık giyinirdi.

En Güzel Müzikler: Secret Garden… Hala bıkmadan dinlerim. Full House albümünü de hala dinlerim, güzel şarkılar vardı dizide. :)

En Gerçekçi: Scent of a Woman, ben de altı ay ömrüm kaldığını öğrensem tıpkı dizideki gibi yaşardım. İzlediğim en gerçekçi Kdrama.

En Masalsı: My Princess, sıradan bir üniversite öğrencisiyken birden prenses olduğunu öğreniyorsun düşünsene! Yeterince masalsı :)

En Başarılı Diziler (top 5):

Can You Hear My Heart,

Pasta,

City Hunter,

Secret Garden,

Coffee Prince.

En Keyifli Diziler (top 5):

The Greatest Love,

My Girl,

Protect The Boss,

You’re Beautiful,

Coffee House.

Mimlenenler: Mikal Zia, Sadece Deniz, Şizo-mizo ve Dijjle :) Sizin enlerinizi merak ediyorum, güzel bir liste çıkacağına eminim:) Bir an önce yazmanız dileğiyle…

***Bu defa hiç fotoğrafla uğraşmadım hep eskileri kullandım.
Categories: Mim | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | 33 Yorum

Mim: Çekik Sultanlar ~

Birkaç gün önce kendi kendime düşünüyordum; birisi mim başlatsa da blogdan bloga konsak diye.. Bu yazması, okuması çok eğlenceli mim tam zamanında geldi. Zaten kendime bir liste yapmıştım ama yayınlamak fırsat olmuyordu bir türlü, mim başlayınca bekledim biri bana paslasın diye :D (Bu mim bana gelmeseydi küserdim valla :P ) Mimi bana paslayan Nomuyeppuda çinguma çoook teşekkür ediyorum:) İşte benim haremim…

Taeyang

(Takip ettiğim tek grup) Bigbang grubunun Prensi’dir kendileri :P Adamın sadece sesine değil, dansına, efendiliğine kişiliğine de hastayım. Böyle bir liste yapıp da Taeyang’ı koymamam düşünülemezdi. Hiç tanışmamış olanları Tae ile tanıştırmam bir fanın yapacağı bir şey değil aslında ama öyle “Ya benimsin ya kara toprağın!!!” şeklinde çılgın bir fan değilim. Tae’ye yaraşır aklı başında, efendi saygılı bir fanım ben :P :D Taeyang’ın her videosunu, şarkısını, klibini, fotoğrafını çok seviyorum. Taeyang ile ilgili katlanamadığım tek şey çıkış yaptığı dönemlerdeki saç şekli. Blogumda öyle bir görüntüye yer vereceğimi sanmıyorsunuz heralde :P Merak eden araştırsın, bu konuda yardımcı olmak istemiyorum :P Şurada paylaştığım konser videosunu ilginç bir şekilde çok seviyorum, halbuk sevmemem lazım :P :D Taeyang haremin özel üyesi, yeri sağlam :P

Gong Yoo

Adamın adını duyduğumda “ayyyyyyyyyyyy çok güzel gülüyor yaaeeeeeeeeeeeaaa” şeklinde bir tepki veriyor içimdeki fangirl. Az önceki sayglı, efendi fan bir ergene dönüşüyor bu noktada :D Ama suç benim değil, Gong Yoo’nun! Coffee Prince, Hello My Teacher en sevdiğim iki Gong projesidir. Ekşi sözlükte yazan 5. Yoruma aynen katılıyorum :P

Park Shi Hoo

Savcı Prenses dizisiyle tanıyıp sevdiğim, Mükemmel Komşu’yla sevgimi pekiştirdiğim sevilesi bir oyuncu daha. Son dizisi Princess Man’i tarihi olduğu için birazcık yavaş seyrediyorum ama olsun. I’am a Killer adlı bir sinema filmiyle dönüş yapacak inşallah, gerçi yapmış bile olabilir son zamanlarda takip edemedim filmin durumunu. Böyle bir babyface’ten nasıl bir katil çıkacak orası biraz şüpheli ama neyse :D Shi Hoo’cum aynı zamanda twitterda Taeyang’dan sonra takip ettiğim ikinci ünlüdür :P Sürekli paylaştığı fotoğrafların hızına yetişemiyorum ama asla ve asla şikayet etmiyorum! Adam paylaşmayı seviyor resmen! Diğer ünlüler onu örnek almalı. Shi Ho-shiiii fighting, devam! :P

Lee Min Ho

Boys Over Flowers izleyip de adama hayran kalmayan var mı derdim ama daha birkaç gün önce Mine unni ben o dizideki halini hiç sevmiyorum dedi :D :P Ben Min Ho’nun dizideki şımarık hallerini seviyordum şahsen. Daha sonra Personal Taste’le dönüş yaptı ve bir kez daha hayran bıraktırdı kendine. Vurucu darbe ise benim için kesinlikle City Hunter oldu! Kariyerinde de büyük bir etkisi olmuş olmalı dizinin. En iyi işi daha iyisini çekene kadar City Hunter. Aslında sadece rol aldığı reklam filmleriyle bile hayran kazanbilme potansiyeline sahip bir aktör. Başarılanın devamını diliyorum min Ho-shiii, umarım bu yıl bomba gibi bir projeyle dönüş yaparsın!

So Ji Sub

(Bu fotoğrafına bayılıyorum!)

Bu adam hüzünlendiriyor resmen beni! So Ji Sun deyince ilk aklıma gelen tabi ki I’m sorry I love you (Misa) oluyor, bir ağlayasım geliyor. İzlediğim ilk dizidir Misa. Misa’dan sonra So Ji Sub’ı hiç izlemedim. Aklımda dizideki gibi kalsın istedim sanırım:) Only You / Always filmiyle bu tabuyu yıkmaya hazırlanıyorum.  Cain and Abel dizisini çok merak ediyorum, izleme listemde olmasına rağmen hala izleyemedim.

Hyun Bin

Hyun Bin’e hayran kalmama sebep olan dizi Secret Garden’dır. First Love of Millionaire filmi de çok güzeldi:( Askerden sağ salim dönmesini ve güzel bir dizi-filmle dönüş yapmasını çok istediğim bir başka aktör.

Yoon Shi Yoon

 Baker King: Kim Tak Goo’yu veya son dizisi Mee to, flower izleyenler tanır bu sevilesi adamı. Im Tak Goo rolüyle gönlüme taht kuran bir oyuncu. Diziyi tüm entrikalara rağmen çok severek izledim. Diziyi sevdiren en önemli etken tabi Shi Yoon:) Bol bol dizi-film çeksin izleyelim istiyorum.

Kim Soo Hyun

İlk defa Will it Snow at Christmas? Dizisinde izlemiş, kısacık rolüne rağmen tutmuştum bu çocuğu (Çocuk diyorum ama benden büyükmüş :D ) o dizide parlamıştı benim için. Sonra Dream High kadrosunda gördüm ve sırf bu çocuk için diziyi izledim. Sam Dong karakteriyle çok başarılıydı. Zaten bu rolüyle 2011 yılında ödül almıştı. Dream High’ın 2. Sezonunun ilk bölümüne konuk oyuncu olmuş, henüz izlemedim ama.. Bir ara albüm çıkarma ihtimali vardı sanki öyle duymuştum, ama askıya alındı sanırım ya da yalan haber çıktı. Albüm çıkarsın isterim çünkü sesi çok güzel:) Bu yıl güzel bir dizide rol almasını istiyorum.

Kang Ji Hwan

Coffee House diyorum o kadar! :D İzlediğim en komik karakterlerden biriydi. Capital Scandal ve Hon Gil Dong dizilerini ise acayip merak ediyorum. İzleme listesinde.

Jae Hee

 Tanışıklığımızın sebebi Delightful Girl Choon Hyang dizisidir. Son dizisi Color of Woman’ı henüz izlemedim ama sırf bu adam oynuyor diye izleyeceğim. Delightful Girl Choon Hyang aynı zamanda Han Chae Young’ın (‘un da olabilir :D ) hayatı boyunca olup olabileceği en çirkin haliyle rol aldığı bir dizidir. Hala güzelim kadının dizide nasıl o kadar çirkin olabildiğine inanamıyorum. Gerçi önceleri kadının zaten çirkin olduğunu düşünüyordum ne zaman BOF izledim o zaman anladım kadının güzel olduğunu.

Yedek Harem Üyesi :P

Bi Rain

 Haremden birini kovmam gerekirse diye şeettim :D Ondaki o şebeklik kimse de yok doğrusu :P

İşte benim çekiklerden oluşan haremim budur! :P Sıra geldi haremini tanıştırması gereken yeni kişileri mimlemeye. Bu göz kamaştırıcı mimi, Sadece Deniz, Selocan, Sağ Beyin ve Canlina‘ya paslıyorum. Merak ediyorum haremlerini:) Kolay gelsin, pek zorlanacanız bir mim değil :P Hiç zorlanmadım şahsen:)

Categories: Mim | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , | 58 Yorum

Mükemmel Komşu: Her mahalleye lazım!

2007 yılında SBS kanalında yayınlanmış dizi. Tavsiye üzerine başladım, çok güzel bir diziydi. Bir bölüm bile sıkılmadım, heyecanla izledim. Türü, romantik / dram / komedi olsa da izlediğim en ilginç dizi başlangıcıydı. Spoiler vermeden anlatmaya çalışacağım.

Romantik / Komedi / Dram tarzı dizilerine kıyasla pek alışık olmadığımız bir şekilde başlıyor dizi. İlk sahnede bir kadın faili meçhul cinayete kurban gidiyor. 20 bölüm boyunca “Katil kim?” sorusuyla diziyi izliyoruz. Merak unsuru ustaca işlenmişti doğrusu. Cinayet dizinin önemli bir öğesi olsa da cinayet temalı bir dizi değil. Her bölüm dedektif (Kang) ile birlikte ufak şeyler öğreniyoruz.

Baek Soo Chan(Seung-woo Kim): Mahallenin mükemmel komşusu! Kadınların hayalindeki erkek modelinin vücud bulmuş hali. Öyle ki yaşlı-genç, evli-bekar demeden bütün kadınların yoğun ilgisine sahip bir adam. Kadın komşular sırf onu görmek, iki sohbet etmek için türlü bahaneler yaratıyor. Baek Soo Chan ise bütün bu ilgiyi hakedecek şekilde yaşıyor. Çünkü O “Her kadının istediği bir adam olma” felsefesine sahip bir jigolo! :D Kadınlar konusunda yetenekli olduğundan hayatı boyunca kadınları memnun etme amacıyla yaşamıştır. Üniversitede profösör olması bile kadınları tavlayabilme yeteneğinden geliyor! :D  İlk kez izlediğim bir oyuncu, jigolo rolü kesinlikle cuk oturmuş :D

Jung Yoon-Hee(Du Na Bee): İçkiye düşkün, ailesi tarafından biraz hor görülen, küçük yeğeninin odasında kalan, yardımsever kişiliğiyle herkesin işine karışmaya müsait biridir. İnşaat firmasında başkanın sekreteri olarak çalışır. Başkanın sekreteri konumuna ise zamanında yaptığı bir kahramanlık sayesinde geliyor :) Başkan komaya girer ve şirketle ilgilenmek üzere yurtdışından bir adet oğul gelir. Yoon-Hee böylece Başkanın oğlunun sekreteri olur. Aynı zamanda esas kızımız olur :) İzlediğimiz esas kızlardan biraz farklı gelebilir. Yoon-Hee lafını sakınmayan, içten ve dürüst bir karaktere sahip. Baek Soo-Chan’la atışmalarını çok zevkliydi :D İlk kez izlediğim bir oyuncu yine^^

Yoo Joon-Suk (Park Shi Ho): Park Shi Ho’yu ilk kez Savcı Prenses dizisinde çok severek izlemiştim. Burada inanılmaz soğuk bir karakteri canlandırıyor. İzlerken “Buz adam“, “Nofroz“, “Soğuk şey” gibi çeşitli isimler takabilirsiniz. Başkanın yurtdışından gelen oğludur kendisi. İki lafından ikisi de “Öyleyse?” olan bir adam! :D Böyle soğuk nevale olmasının sebebi mantık evliliği yapmış olan anne-babası yüzünden. Çiftler arasında sevgi olmayınca oğula verecek sevgi bulunamamış. Zavallıcık soğuk soğuk büyümüş. Yoon-Hee sayesinde biraz biraz açıldı. Dizinin ikinci adamı olarak gözükse de ilerleyen bölümlerde bu değişiyor. İki ana karakter var: Soo-chan ve Joon Suk.

Go Hye Mi(ji Hye Wang): Personal Taste dizisinden hatırlarsınız bu oyuncuyu. Sanırım hep kötü rollerde oynamış bu kadın. Kötü kadın rolü yakışmış ama, izlerken yadırgamıyor insan :) İlk bölümde feci bir kötülük yaptı, ceremesini ise son bölümde nasıl çekmek zorunda kaldığını gördüm de rahatladım biraz. Hırs küpü bir kadın, anne-babasının isteği üzerine Jun Suk ile evlenmeyi kabul ediyor. Kabul ediyor etmesine ama öyle kolay olmuyor, zamanla mücadele etmek zorunda kalıyor. Karşısına bir rakip çıkıyor hem de küçümsediği bir rakip. Bu yüzden dişini tırnağına takıp son bölüme kadar mücadele ediyor. Sonuna kadar kötü bir karakterdi.

Yang Duk-Gil(Hyeon-ju Son): Nasıl tatlı bir karaterdi.. Çok severek izledim. Bir çocuk babası köyde yaşayan saf bir adam. Baek Soo-Chan ile çocukluk arkadaşıdır, bir takım olaylar yüzünden köyden şehre, Seul’e taşınır ve Soo-Chan ile aynı evde yaşamaya başlar. Oğlunu yetiştirme tarzı, komşularla ilk günden kaynaşması ve Yoon Hee’nin ablasıyla olan sahneleri seyirlik! Parmaklıklar ardındaki ağlak sahne çok komikti :D


Yoon Min-Hee (Sung-ryeong Kim): Yoon Hee’nin ablası. Üç koca eskitmiş, bir kızı vardır. Boşandığı eşlerinden aldığı tazminatlarla kendine bir turizm acentesi kurmuştur. Baek Soo-Chan’a hayran komşulardan biri aynı zamanda. Annesinin gözbebeğidir, eve maddi destek sağlayandır. Aşk hayatında bir türlü mutluluğu yakalayamayan Min-hee asla tahmin edemeyeceği bir ilişkiye doğru yürür adım adım.

Mükemmel veletler: Go-Ni: Duk-Gil’in oğlu. Osman’ın Kore şubesiydi bence, çok sevimli bir çocuk. Konumu habire değişiyor. Bir gün babası Go-ni’yi azarlarken, Soo-Chan müdahale eder ve Go-ni “Ahjussi bu baba-oğul meselesi, hata yaptığım için azarlanıyorum; karışma!” cevabını alır :D Akıllı çocuktu vesselam.
Ye-Seul: Yoon-Hee’nin yeğeni. Anneannesinin bitanesi! İçine yetişkin biri kaçmış çocuğun, lafları çok büyük :D Annesine “Anne ben senin kızın olmama rağmen her şeyimle anneannem ilgileniyor, biraz kızınla ilgilen!” gibi mantıklı fikirleri var. Anneannesi bayılıyor ona! :D

Kısa kısa karakterleri tanıttım biraz da diziyle ilgili notlar yazacak olursam;

*İlk bölümde bütün karakterler Kamboçya’da olur bir vesileyle: Soo-Chan bir kadınla birlikte seminer adı altında Kamboçya’ya tatile gider. Yoon Hee ve ablası, Soo-Chan’ı görmek, ilgisini çekebilmek için tamamen tesadüfmüş gibi tatil yeri olarak Kaboçya’yı seçer. Duk-Gil evlenmek amacıyla Kamboçya’ya gider. Kötü kadın Hye-Mi ise sevgilisiyle birlikte ayrılmak üzere Kamboçya’dadır.

*Duk-gil Kamboçya’da gelin adaylarıyla görüşür ama bir türlü kadınlar konuşamayınca hep başarısızlık kalır elinde. Kamboçya’da arkadaşı Soo-Chan’ı görür ve Soo-Chan, Duk-gil’e verdiği taktikler sayesinde arkadaşını evlendirir. Bu evlilik biraz düzmecedir çünkü Kamboçya’lı gelin dolandırıcıdır. Zavallı Duk-gil’e şehirde yaşamak istiyorum diye baskı yapar, Duk-gil her şeyi satıp şehre gelir ve geldiği gibi yeni karısı tarafından dolandırılır. Beş parasız oğluyla birlikte ortada kalan Duk-gil arkadaşı Soo-Chan’ın evine gelir ve oraya yerleşir.

*Hye-Mi ise sevgilisiyle tarihi bir mekanda ayrılık konuşması yaparken Yoon-Hee ikiliyi görür hatta kadının gücünden etkilenir. Soo-Chan ise farklı bir şekilde görür Hye-Mi’yi, Hye-mi trafik kazası geçirir ve arabası göle uçar, Soo-chan kızı kurtarır ve sorar: “Arabada başka kimse var mı?” diye ama bizim kötü kız “Hayır, yok” der, sevgilisini terkeder!

*İlk bölümde cinayet var demiştim, olayı dizinin sonlarına doğru öğreniyoruz. Her bölüm biraz ipucu elde ediyoruz ve bu ipuçları bize sürekli tahminler yaptırırken arada ters köşe de ediyor.

*Yoon-hee ilk böümde Kamboçya tatili sırasında Soo-Chan’ın bir telefon konuşmasına kulak misafiri olur ve sonrasında başlar adama kötü davranmaya, laf sokmaya, imalara… Her sahne ayrı güzeldi :D Soo-Chan bir süre sonra yetti artık deyip bir plan yapıyor: Yoon Hee’yi kendine aşık edip, sorasında tekmeyi vurmak!  Bütün yeteneğini kullanıp bizim kızı elde etmeye çalışıyor, işe de yarıyor ama son anda Duk-gil’den öğrendiği küçük bir bilgi sayesinde Yoon Hee olayı çakıyor: Osmanlı tokadı devreye girer :D

*Yoon Hee ne zaman evde tuhaf davransa evdekiler tarafından aynı şekilde sorgulanıyor:
“Yine ablanın kredi kartını mı kullandın?!”
“Annemin kredi kartını mı kullandın yoksa?!”
“Kredi kartımı kullandın yine değil mi?!” :D

*Soğuk müdür Joon Suk ile Yon-Hee’ye gelirsek… Joon Suk ne kadar soğuk olsa da Yoon Hee’nin canayakın kişiliğine kayıtsız kalamıyor, zamanla yumuşamaya insanca davranışlar sergilemeye başlıyor: Gülümsüyor! :D Böylesine candan bir kıza gitgide bağlanıyor, aşık olmaya başlıyor.. Yoon Hee’de zamanla bu ilgiye karşılık veriyor. İki aşık olurda engel olmaz mı hiç, Go Hye Mi ilişkiye en büyük engel olur. Müstakbel kocasını Yoon-Hee’ye kaptırmamak için çalışmalara başlar.

*Dizi ilerlerken en büyük gelişim, değişim Soo-chan karakterinde oldu şüphesiz. Duk-Gil ve oğluyla birlikte aynı evde yaşamak inanılmaz değişim sağladı. Go-Ni’nin önünde dayak yediği bir gün jigolo olmayı bıraktı, düzgün bir hayat yaşamaya başladı. İşler kötüleşmeye gitti bir süre, önce üniversiteden kovuldu, mahalledeki popülaritesini kaybetti, geçmişiyle ilgili bilmediği şeyleri öğrendi, sevdiği kadını hatırladı, acı çekti: Tüm bunlar ona daha güzel bir hayat ve gerçek bir dost kazandırdı.

*Joon Suk ne kadar soğuk bir adam olsa da birçok sahnede duygulandırdı beni. Anne ve babam gibi olmak istemiyorum düşüncesi ve Yoon Hee ile olabilmek adına verdiği mücadele etkileyiciydi.

*Joon Suk duygulandırdığı kadar kızdırdı da beni. Bir müzikal sahnesi mesela; feciydi! Kıza müthiş bir jest yaptı ama sonrasında her şeyi mahvetti. Bu telafisi olan bir şeydi, sonrasında çok daha kötü bir şey yaptı. Bir bilezik sahnesi var ki, şimdi bile sinirleniyorum. Ekran karşısında delirerek izledim o sahneleri. Spoiler olmasın diye açık açık yazamıyorum ama izleyenler bilir gıcık bir sahneydi. Ne kadar çaresiz ve aşık olsan da Joon Suk o davranışın çok yanlıştı, Yoon-Hee’nin yerine ben utandım resmen. Yoon-Hee’de biraz sinirlendirdi ama yine de Joon Suk’a daha çok kızdım. Soo-Chan gidip de yumruğu suratına indirdiğinde bir nebze rahatladım :D

*Joon-Suk’un annesi izlediğim en ilginç karakterlerdendi. Sonlara doğru epey şaşırttı beni ihtiyar. Yazmazsam olmazdı.

*Mükemmel komşuların hepsinin kocası aynı şirkette çalışıyor çünkü şirket 3 yıl boyunca iyi çalışan elemanı ev sahibi yapıyor. (Ne güzel bir uygulama, değil mi :D ) Komşular arasında kocalarının iş durumuyla ilgili mevki durumu var. Mesela Hye-Mi’nin babası şirkette yönetim katında bir müdür bu nedenle komşu kadınlar Hye-Mi’nin annesinin hizmetinde gibi yaşıyor. Daha çok yardımseverlik, komşu dayanışması olsa da Hye-Mi’nin annesi hiç de öyle canayakın iyi bir insan değil. Ailecek kötüler bunlar.

*En çok Duk-Gil karakterini sevdim ne tatlı bir oyuncuydu. Saf karakter cuk oturmuş yüzüne. Yoon Hee’nin annesiyle olan sahneleri çok eğlenceliydi :D

*En güzeli de Soo-Chan’ın ilk bölümdeki “Her kadının istediği bir adam olma” felsefesinin “Her insanın ihtiyaç duyduğum bir adam olma” şeklinde değişmesiydi.

*Komşulardan ve şirkette çalışan Müdür Byun kekeme bir karakter. İlk kez kekeme Kore’li gördüm :D Gerçekten kekeç olduğunu sanmıyorum, rolünü gayet başarılı oynamış. Kekeç karakter izlemek ilginçti.

*Dizide katil peşinde koşarken bir yandan da başka olaylar oluyor, sürekli konum değiştiren bir çocuk var mesela :D Şaşırttıkça şaşırttı beni :D En sonunda yeri sabitlendi. Merak edenler izlesin görsün :P

*Alakasız not: Joon Suk’un yaşadığı ev Lie To Me’de Ki-Joon’un yaşadığı evle aynı yerdi. Soo-Chan’ın ise gizli mekanım dediği yer City Hunter’ımız Lee Yoon Sung’un kahve köşesiydi. bu gereksiz bilgiyi yazmadan edemedim, gördünüz :D

Aklıma ne geldiyse karışık yazdım, dizi kesinlikle çok güzel. İzlemeyenler diziye şans versin ve izlesin. Olaylar ilk bölümle birlikte Kamboçya’da başlayıp Seul’de devam ediyor hem de epey ilginç şekillerle.. İzlenilmesi gereken yapımlardan biri… Çevirmen setsuna‘ya teşekkürler^^

Categories: Kdrama | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | 3 Yorum

WordPress.com'dan blog alın. Tema: Contexture International tarafından Adventure Journal.